25 Ekim 2006 Çarşamba

Ben ordaydım..


Nerden bilebilirdim ki; tüm zamanını benimle geçirirken aslında başka birini sevdiğini! Senden bana uzanan köprünün sevgi üzerine değil de yalnızlığa karşı bir kalkan olarak inşa edildiğini nerden bilebilirdim! Öyle güzel rol yapıyordun ki..

Sen ordaydın, ben ordaydım, işin ilginci "O" da ordaydı. Aslında hepimiz biliyorduk ya gerçeği, anlamıştık ya, konduramıyorduk bir türlü.. Senin bana bunları yapabilmen, O'nun gerçeği bile bile bana sana dair umutlar vermesi, benim aranızdakilere rağmen O'ndan medet umup ondan destek beklemem.. Kentlerin farklı olması bir şeyi değiştirmiyor, aşk olduğu sürece her kent insanı yutabiliyor!

Evet, artık anladım! Sırf yan cebinde tutabilmek için bana umut verdiğini; hatta beni sevgilini kıskandırmak için kullandığını; aslında verdiğin sözlerin, ettiğin yeminlerin hiçbir anlamı olmadığını.. Belki de ben..sevilmemenin hüznünü bastırmak için inandım sana, tavırlarına, verdiğin sözlerine.. Mutluluklarım gerçekten de hüzünlerden bozmaydı belki de..

Belki de ikimiz de sadece acemi aşıklardık, başka insanları seven.. Ya da belki...ben sevmeyi bilmiyordum, sen sevilmeyi. Ve sonuçta ikimiz de suya gömüldük.. Ama elinden tutup seni boğulmaktan kurtaran biri vardı hayatında ve sen benim üstüme basarak çıktın o sudan! Beni daha da dibe göndererek. Ben? Hala dipte, hala tek başına.. Bildiğim: aşk acemilere göre değil!

Ne müttefik belli, ne sığınak yeri.. Dost görüp de her şeyi anlattığım, dostum sanıp da destek beklediğim insan, aslında bana en çok zarar veren insan oldu. Ne yaptı, neler anlattı, neler söyledi sana bilmiyorum. Tek bildiğim, her ne yaptıysa, sen benden daha da uzaklaştın. Her ne dediyse hakkımda, seni benden soğuttu.. Sığınak sanıp saklandığım yer, ateş hattının tam ortasıymış, nerden bilebilirdim! Şimdiyse kim dostum, neresi sığınacağım limanım bilmiyorum.. Hala!

Ben kendimi kaybedeli nerdeyse bir sene oldu. Hükümsüz müdür bilemem; ama sonu olmadığına ikna oldum artık. Bu boşluklardan boşluk beğenme, diplerden dip beğenme döngüsünün duracağı yok. Komik mi, acı mı, saçma mı bilmiyorum.. Belli dönemlerde geçer gibi oluyor, sonra kendimi dipte buluyorum yeniden. Bir bilsen nasıl halsiz şu kalbim bu dalgalanmalar yüzünden! İnanmadın, inanmadılar bana.. Keşke dediğiniz gibi kolay olsa.. Keşke yarayı söküp atmakla bitse her şey.. Kanamaz demiştin oysa, bak kan revan içindeyim şimdi!

Şimdi yeniden düşmemek için ateş hattının ortasına, direniyorum isteklerime.. Kartonlardan yapma siperlerim.. İlk ateşte yıkılacak, biliyorum! Daha önce bir kez yaşadım, ordaydım.. İnsanların yıllarca soru sormadan yaşadığı yerlerde, huzur bozan sorular biliyorum.. Kimim, kimsin, nereye gidiyoruz diye sormadan yaşayıp gidenlerin arasında, soru sormanın huzurlu zamanları nasıl yıktığını biliyorum.. Ben ordaydım!..

Selcan
Ekim '06

1 yorum:

  1. Şarkı mı beni anlatıyor, yoksa ben mi onu anlattım bilmiyorum.. Siz karar verin..

    Bu kez anladım,
    Kuru dallardan yapma bir köprüden geçiyorum.
    Ben ordaydım,
    Erbabı yalnızları yutan kentler biliyorum.

    Bu kez anladım,
    Hüzünlerden bozma mutluluklar yaşıyorum.
    Ben ordaydım,
    Acemi aşıkları boğan sular biliyorum.

    Ne müttefik belli,
    Ne sığınakların yeri!

    Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür!
    Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim..
    Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim.
    Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim!

    Hem suçsuz.. Hem güçsüz.. Hem halsiz..

    Bu kez anladım,
    Kartonlardan yapma siperlere pusuyorum.
    Ben ordaydım,
    Huzurlu zamanları yıkan sonlar biliyorum!

    YanıtlaSil