27 Ağustos 2014 Çarşamba

Canlı Portre


Büyük Taarruz'un yıl dönümünde Anıtkabir...
26/08/2014

25 Temmuz 2014 Cuma

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Gün Tutuşur


Yumrukluyorum duvarları.
Yumrukluyorum kara gecenin bedenini!
Ellerim kan içinde,
Nehirler taşmış yanaklarımda!
Otuzyedi can, Otuzyedi gül
Çatlamış susuzluktan Sivas'ın içinde...
Nasıl uyku tutar gözlerimi?

Döne döne semaha duranlar tutuştu önce.
Sonra türküler sonra da şiir...
Çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına!
Sivas, Sivas!..

Yiğitlik midir emanet cana kıymak?
Yiğitlik midir bir tutam ışığı kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek?
Söyle, hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak?
Var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi ateşte tutmak looo?

Böyle garip düştüğüme bakmayın, böyle mahzun durduğuma...
Varsın ateşim suskunlukla beslensin!
Benim de yüreğim gençliğini almış yanına, yürür başı dik.
Senin de dağların var, Sivas!
Senin de dağların,
Dağlarında şahanların...


Gün tutuşur canım, gece tutuşur.
Yangınlarda tutsak canlar tutuşur!
Gülüm toprak olur, yele karışır...
Yürür gelir canlar, yollar tutuşur.

Sivas ellerinde sazım tutuşur.
Söz tutuşur canım, türkü tutuşur...
Teller bizi söyler, diller yarışır.
Özgürlüğü yazan kalem tutuşur!

Canlar can olur da eller tutuşur!
Dost evinde canım, sevda tutuşur.
Pir Sultanlar ölmez, binler yetişir!
Akar gelir canlar, tarih tutuşur.

#unutMADIMAKlımda
 
 

18 Haziran 2014 Çarşamba

Nereye Gider Turnalar



Eksilmesin dudağından gülüşün,
Eksilse yaşamından güneş...
Yüzün kararmasın gecede
Gülümse düşlerinde yine!

Nereye uçar turnalar?
Nereye gider gökyüzü,
Alıp kanatlarına umutlarını geçmişi?..

Sen yıkıldın altında göğün.
Yandın küçük bir pervane gibi!
Ahhhhh küçük bir pervane gibi...

Kim götürdü bakışından ışığı?
Kim aldı gözlerinden onu?
Kadehlerinden yüreğine boşalan
Acı bir umutsuzluk o mu?..

Kime söyledin derdini?
Kimi sevdin gizli gizli?
Kimler uyandırdı içindeki kötü kırık türküleri!..

Ölenlerin adını unutma, 
Türkülerin, meydanların!
Ahhhh bırakmasın onlar seni...

Ne de çabuk yıktın kendini!
Sarıldın yalanlara boşluğa...
Heeey, bak! İşçi tulumu giymiş umut...

İstese uçsun turnalar.
İsterse gitsin gökyüzü,
Alıp kanatlarına bulutlarını, rüzgarı...

Nereye uçar turnalar?
Nereye gider gökyüzü,
Alıp kanatlarına umutlarını geçmişi...

Hüsnü ARKAN 

Fotoğraf: http://zeynepnazan.files.wordpress.com/2012/06/turna-katari.jpg

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Vazgeçme!

Parkta bir ağaç…
Üzerinde şarkısını söyleyen serçe…
Bugün bölük bölük polisleri, kalkanları, copları, TOMA’ları, akrepleri, gaz bombaları ile gelecekler…
*
Sen de şarkını söyle bugün…
Diren…
Vazgeçme…
*
Bugün Gezi’nin başladığı gün…
Tam bir yıl olmuş…
Tüm dünyayı etkileyen, en anlamlı, en sevimli, en barışçı, en naif, en yürekli direnişinin yıldönümü…
Kurşuna karşı karanfildi…
Palaya karşı şarkı…
*
Aslında…
Atatürk’ün gençliğe hitabesinde sözünü ettiği gündür:
31 Mayıs…
*
“Kaleler zapt edilmiş…
Tersanelerine girilmiş…
Ordu dağılmış…
İktidar sahiplerinin şahsi menfaatlerine dönüşmüş bir devlet…
Görmediğin kadar; gaflet…
Cebir…
Hile…
Dalalet…
Hatta hıyanet…”
Daha ne olsun?..
*
İşte “muhtaç olduğun kudret” idi o…
Bir yıl önce bugün, Gezi Parkı’nda yurdu saran bir çığlıkla başlamıştı… Ve her şeye rağmen yüreğindeki sevgi, barış, hoşgörü duygularını yenemediği için…
Elinde silah değil karanfil vardı…
Dilinde şarkısı…
*
Bugün üzerine polisleri, silahları, kalkanları, copları, akrepleri, TOMA’ları, gaz bombaları ile gelecekler…
Parkta bir ağaç…
Üzerinde her şeye rağmen şarkısını söyleyen serçe…
*

Çağdaşlık, özgürlük, aydınlık umutlarımızı geri istediğimiz gündü o gün…
Diren…
Vazgeçme…

Bekir COŞKUN